Makyajlı Yeni Peugeot 408’e Yakından Bakıyoruz
Peugeot, 408 modelini ilk kez görücüye çıkardığında ona tek bir kelimeyle hitap etmişti: “Unexpected” yani Beklenmedik. Gerçekten de otomobil dünyasında segmentleri birbirine karıştıran, ezber bozan bir silüetle karşımıza çıkmıştı. Şimdi ise bu iddialı tasarım, çok daha modern dokunuşlar ve geleceğin motor teknolojileriyle tazelendi. Bugün; hem elimizdeki bu performans canavarının, yani 240 beygirlik Plug-in Hybrid versiyonun detaylarına ineceğiz, hem de Türkiye yollarında fırtına gibi esmeye hazırlanan yeni Hibrit üniteyi konuşacağız.
Tasarımda Işık Oyunları: Aslanın Yeni İmzası
Gelin, söze yenilenen ön panjurdan başlayalım. Peugeot artık sadece bir logo değil, ışıklı bir mücevher taşıyor. Izgaranın üstünde, farlara kadar uzanan boydan boya ışıklı hat, araca çok daha geniş ve vakur bir duruş katmış. Gövde rengiyle kusursuzca bütünleşen üç boyutlu yapı ve o meşhur “aslan dişleri” artık daha ince, daha keskin ve çok daha teknolojik duruyor.
Asıl sürpriz ise arka tarafta. Peugeot tarihinde bir milat yaşanıyor: Bagaj kapağındaki ‘PEUGEOT’ yazısı artık ışıklandırılmış bir formda karşımızda. Gece sürüşlerinde bu detayın yarattığı aura, 408’i yoldaki tüm araçlardan ayıracak cinsten.
Bir Renkten Daha Fazlası: Flare Green
Şu an ekranda gördüğünüz bu özel renk: Flare Green. Güneşte parıldayan bir sarıya, gölgede ise derin bir orman yeşiline bürünen adeta bukalemun karakterli bir boya. 408’in o keskin ve kaslı hatlarını vurgulamak için daha iyi bir seçenek olamazdı. Bu fütüristik görselliği, hibrit modellere özel 19 inçlik Adakite jantlar harika bir şekilde tamamlıyor.
Aracın her iki yanındaki depo kapakları dikkatinizi çekmiştir. Bu bir Plug-in Hybrid olduğu için; bir taraftan yakıtınızı doldururken, diğer taraftan bataryanızı şarj ederek elektrikli sürüşün sessizliğine adım atıyorsunuz.
Kabinde Dijital Devrim: i-Cockpit Evrimi
İç mekana geçtiğimizde o ikonik i-Cockpit bizi yine heyecanla karşılıyor. Kompakt ve sportif direksiyon yerini koruyor ancak dijital dünyada işler değişmiş. Gösterge panelinin grafikleri tamamen modernize edilmiş. GT versiyonlarından hatırladığımız o meşhur 3D derinlik algısı, artık çok daha akıcı ve tepkisel çalışıyor.
Orta konsoldaki özelleştirilebilir i-Toggles tuşları, dijital birer kısa yol gibi elinizin altında. Malzeme kalitesindeki artış ise hissedilir seviyede; yeni döşemeler ve kişiselleştirilebilir ambiyans aydınlatmasıyla içerideki “premium” algısı bir üst lige taşınmış.
Arka koltuklar ise 408’in gizli silahı. 2.79 metrelik aks mesafesi, bir SUV’un ferahlığıyla bir fastback’in şıklığını aynı potada eritiyor. Sunulan diz mesafesi ise sınıf standartlarını yeniden tanımlıyor.
Performans ve Verimlilik: Güç Sende Artık!
Gelelim bu özel versiyonun kalbine: Peugeot 408 Plug-in Hybrid 240. 180 beygirlik benzinli motora eşlik eden 92 kW’lık elektrik motoru, toplamda 240 beygir güç ve muazzam bir tork üretiyor. e-DCS7 şanzıman ise bu gücü tekerleklere ipek yumuşaklığında aktarıyor. Şehir içinde yaklaşık 85 kilometre boyunca sadece elektrikle, hiç benzin yakmadan süzülebilirsiniz. Eğer ev-iş rotanız bu sınırlar içindeyse, akaryakıt istasyonlarına veda etmeye hazırlanın!
Peugeot sadece bununla da kalmadı; tamamen elektrikli E-408 de aileye katıldı. 213 beygir güç ve 456 kilometrelik menziliyle, uzun yolculuklara da göz kırpan çevreci bir alternatif olmuş.
Türkiye’nin Yeni Favorisi: 145 HP Hibrit
Peki, Türkiye yollarında en çok hangisini göreceğiz? İşte burası çok kritik. Ülkemize ilk etapta giriş yapacak olan versiyon; 145 beygirlik Mild Hybrid (MHEV) seçenek olacak.
1.2 litrelik PureTech ünitenin 48V hibrit teknolojisiyle harmanlandığı bu motor, dışarıdan şarja ihtiyaç duymadan kendi kendini şarj ediyor. Şehir içi trafiğinde sürüş sürenizin %50’sini tamamen elektrik modunda geçirebilirsiniz. Bu da yakıt tüketimini 5 litre seviyelerine indirerek hem cebinizi hem de doğayı koruyor. Performanstan ödün vermeden ekonomik kalabilmek, 408’in Türkiye’deki en büyük satış başarısı olacak gibi görünüyor.





